Şimdi diyeceksiniz ki, ne alaka, bir edebiyat sitesinde hutbenin ne işi olabilir. Diyanetin, imamın, müezzinin görevini “Gerçek Edebiyat” mı yerine getirecek? Haşa…

Bu hutbe başka hutbe. Anlatalım…

Lozan Konferansı’nın süregeldiği günlerdir. İsmet Paşa Lozan’da tapu belgemizi almak üzereyken, büyük kurtarıcı yurt gezisindedir. Ege şehirlerini ziyaret etmektedir. 7 Şubat 1923 Cuma günü Balıkesir’de, halkın büyük coşku ve sevgi gösterisiyle karşılanır. Zağnos Paşa Camii’nde Cuma namazını kıldıktan sonra minbere çıkar ve şuhutbeyi okur:

 “Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selameti, sevgi ve iyiliği üzerinizde olsun… İnsanlara manevi mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilahi tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi…

Efendiler!

Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lazımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım. Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum… Bundan dolayı benden ne öğrenmek ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.”

Hutbesini bitirerek minberden inen Atatürk’ün etrafı sarıldı sorular yöneltildi. Soruları topluca cevapladı, şöyle dedi yüce kurtarıcı:

“Hutbeler hakkında sorulan sorulardan anlıyorum ki, bugünkü hutbelerin tarzı, milletimizin duyguları, düşünceleri, dili ve ihtiyaçlarıyla uygun görülmemektedir… Hutbeden amaç, halkın aydınlatılması ve uyarılmasıdır, başka bir şey değildir… Bu nedenle hutbeler Türkçe ve zamanın gereklerine uygun olmalıdır.”

Zağnos Paşa Camii Atatürk’ün hutbe okuduğu ilk ve tek camidir.

Hayırlı Cuma’lar…

Selim Esen
Gerçekedebiyat.com

ÖNCEKİ HABER

BENZER İÇERİKLER

YORUMLAR

Yorum Yaz

Kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. Yorumunuz onaylandıktan sonra adınız ve yorumunuz görüntülenecektir. (*)